Sabah böyle başladı… Hadi tamam dedim… Normal, olur, insanlar ölüyor sebepsiz yere vesaire… Güzeli gördüm, denedim…
Bir telefon! Hooop, geldiler park yerinde çalıştırdılar aküyü, gittiler…
Hayata kaldığımız yerden devam…
Rutin koşturmacalar…
Hep gidilen mesafeler…
Tekrar edilen hadiler!
Eve dönmek üzereyiz…
Tık!
Gene!!!
Yaaa annecim yaaaa!!!
Tık! Tık!
Hayır direksiyonu öpmemiştim acaba ondan mı?
Servisi aradım…
“Yirmibeş dakikaya oradayız”
E, iyi…
Amaaa 25 dakika oldu 2,5 saat…
Hava karardı… Araba soğudu… Kızlar acıktı…
Ne gelen var, ne giden…
Yardım etmek isteyenler beceremedi….
İnsanın insana ihtiyacı çok önemli mevzu, gerçekten…
Bence hepimiz birinin kaportasını açık gördüğümüz zaman “herşey yolunda mı?” diye sorabilmeliyiz… Böyle olabilse keşke ama pis bir zamanda yaşıyoruz… Herkes birbirinden korkuyor…
Yakın olan bir arkadaşımı aradım… Hemen geldi… İkimiz de akü konusunda beceriksizdik, halledemedik ama ben arayınca hiç düşünmeden “hemen geliyorum” deyişi vardı ya; işte o cümleyi duymak herşeye değdi…
Artık eminim… Ben Polyanna falan değilim…


