July 2009

Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat
      1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31  

MUTLAKA




Jul 06, 2009

Hoş Vakitler

Etrafımda çok fazla Türkçe kelime vardı geldim geleli... Yazamadım... Tam bir cümle düşüyor aklıma derken televizyonda bir müzik, bir klip... Haydaaa bir ses kalabalığı, cümle kirliliği kulaklarımda... 

Unutmuş muyum seni ben İstanbul, ne? Gittim sonra o karmaşadan...

Çok uzaklara...

Denizler aştım... Yunuslar gördüm... Tarlalar da yürüdüm de toparlandım bir nebze...

Cafe11  

Şirince'de bir konaktayım şimdi... Ses yok... Televizyon yok... Müzik yok... Tık yok... Sadece bir köy köpeği havlıyor dışarda, bir de yürüdükçe gacur gucur tahta sesleri konaktan çıkan... Oohh diyorum... Yazabilirim şimdi... İstanbul tüm kelimelerimi çalmıştı elimden ama bu sessizlikte yeniden {kendim} olabilirim...

Belki de hep burada kalabilirim...

Üzüm ya da elma yetiştirebilirim...

Şarap Festivallerinde boy gösterebilirim...

Bahçemden topladığım kavun, ahududu, frambuaz, nar, çilek ya da böğürtlenden kendi şarabımı imal edebilirim...

Unutulmaz kahvaltılar hazırlayabilirim...

Kendi şarkılarımı besteleyip, gitar çalmayı öğrenebilirim...

Bu arnavut kaldırımlarda aynı sevgiliye defalarca aşık olabilirim...

Bir daha asla Amerika'yı anmayabilirim...

Yarın daha detaylı düşüneceğim tüm bunları aslında...

Ve siz bu satırları okurken ben çoktan Bodrum yollarına düşeceğim ...

Bu da böyle absürd bi durum işte...

Sormayın...

Çünkü sorarsanız; asla susmayabilirim...

::n::

Jun 24, 2009

::Gerekli Donanım::

IMG_5225 

Favori şapka – check!

Mayo, güneş gözlüğü, sun block  – check!

Uçakta annemizi üzmiycez imza töreni – check!

Paşa ve Papatya’yla son yürüyüş – check!

Cath Kidston minyatür bahçe projesi – check!

Favori kemer, favori yüzük – check!

Hello Kitty şeker – check!

i-podda nemo - check!

Yaz parfümü – check!

Ahşap yelpaze – check!

Arkadaşlarla bahçede margarita – check!

San Fran’e veda – check!

Heyecan – check!

25 saat yolculuğa olumlu bakış açısı – check!

Ben gideyim o zaman – check!

IMG_5310

Jun 18, 2009

Çiçek, balon istemem ama… Türbülansı hiç istemem…

IMG_9136 

Bana yol gözüktü Blog…

Toplanmam gerek…  
Yolculuktan evvel dinlenmem gerek…
New York’tan ne şahaneydi uçuşlar bir kere de…
10 saat içinde hooop inerken kaptan pilotu alkışlardık "Bravooooo!" sesleriyle!

Şimdi iki uçak… Stres, stress… Kalkarken, inerken kulaklarda basınç… İki kere… Fiuuuu… Kendisi duymasın lütfen ama; Derin’den çok çekiniyorum bir de…  Bizans ordusuyla da gelse; hazır olmalıyım… Dinlenik olmalıyım…

Tek korkum Derin de değil…

Bir sene oldu be Blog…

Yabancıyım bir çok mevzuya… Öyle internetten Hürriyet’i, Milliyet’i okumakla da olmuyor…

Bir Behlül var mesela, herkesin dilinde…

Aşk-ı  Memnu’yu izlemedim...
Malesef okumadım da...

Varış saatimiz o dizinin final tekrarına denk gelirse ne halt ederim?

En çok bunu düşünüyorum Matmazel Blog?

Jun 16, 2009

Keşke daha çok yapsaymışım… Şimdi kime çıkacak acaba? kısmı çok keyifliydi…

IMG_5152 

Antalya’dan  {Samantha}

Bir deli ağaç  {LaMour}

{A.Ç.}

{Bazen Böyle}

{BBM'nin Annesi}

Hepinize yazdım zaten…

Şansınız hep gülsün… Teşekkür ederim tekrar…

::n::

Jun 15, 2009

Gökyüzüm artık daha pembe ve Tinker Bell’e daha çok inanıyorum 35’imden sonra…

Bugun35im 

Doğumgünüm için öyle bir yerdeydim ki; büyümedim de küçülüp geldim…

35 değil de; Derin gibi 3, Selin gibi 5 oldum…

Parmaklarım yapış yapış olana dek pamuk şekerler yedim, doydum…

Minnie’nin mutfağında oturdum, Ariel’le gözgöze geldim, Pinokyo’ya burnun böyle de güzel dedim...

~

Ahhh! Size de teşekkür ederim…

Hepinizin ismini minik birer kağıda yazdım… Yolu benim blogtan geçen bir dolu kişi (85-90 kadar) aynı kasede yanyana şimdi… Yarın boncuklar kime gidiyor yazacağım… İsminin gözükmesini istemeyen herkese sonsuz anlayışla… 

Çok uzun yollardan geldik bugün, feci yorgunum...
Yazarken esniyorum hatta ya ağzıma sinek kaçarsa korkusuyla…

::yaşasın 35::

IMG_5074-crop

Jun 14, 2009

Derin Nil :: 39. Ay Mektubu

IMG_2157 

- Derincim elini ordan çeker misin?

- Hı?

- Burnumuzu karıştırmıyoruz bitanem!  Mendil ister misin?

- Hayığ teşekküğle... Böle daha yahat…

- Derin Nil!

 

Nice 39 aylara herşeyim…

O minik parmak burunda olmadan tabii mümkünse…

Seni çok seviyorum…

::annen::

Jun 12, 2009

Nüfus kağıdımın ne dediğini takmam ben nacizane. Bana bir hediye bile almadıktan sonra.

Objecktife bakiyoruz arkadaslar  

Bunlar seramik stüdyosunda yaptığım bir avuç boncuktan birkaç tanesi… Fırınlanmamış halleri bu… Şimdi daha hoşlar aslında - lafta - bence…

"Haziranın ortasında neden kardanadam?" derseniz bön bön bakarım suratınıza söyliyim… Ben bile düşünmedim sebebini… Sanatçıya sorulmaz bu tür sorular… Yok illa ki sorucam ben derseniz o zaman "Olsa olsa stüdyodayken, tepemde çalışan klimanın verdiği ilhamdır" derim…

Neyse… Bu burada kalsın, döneceğim…

Asıl mesele…

Yarın benim doğum günüm… {Mersiii!} Yok, yaşımı söylemeyeceğim ama şunu söylemezsem olmaz; Cahit Sıtkı Bey kandırmış hepimizi, yemin ederim…

Bu yaşımla çok mutluyum… Olmak istediğim yerdeyim… Basit hayatımın bana verdiği küçük sıradan anlar en büyük mutluluklarım… Sevgilim, kızlarım, ailem, arkadaşlarım, yuvam, kuçularım, çiçeklerim, bahçeme gelen kuşlarım, boyalarım, bir fincan çay…

Hepsine minnettarım…

Toparlamaya çalışacağım…

Giriş; seramik boncuk…

Tamam…

Gelişme; doğum günüm…

O da tamam…

Sonuç?

Hmmm…

Toparlayamayabilirim...

Demek istiyorum ki; siz şimdi benim doğum günüm için bana mesaj/yorum/mail falan yazacaksınız biliyorum… Daha geçen hafta başladı kutum dolmaya çünkü o yüzden bu kadar eminim… Ve hepsine tüm kalbimle teşekkür ederim…

Ama hep böyle kuru kuru kalbimle malbimle teşekkür olmuyor ki!… Bu kez seramik seramik olsun istedim…

Hem dilekleriniz için, hem hep yazdığınız için…

Kurayla 1-2 şanslı olacak sanırım…

Ne güzel!

Önümüzdeki hafta haberleşiriz olur mu?…

Sevgimle…

~nilüfer

My Photo

ŞU AN NE Mİ YAPIYORUM?


Subscribe

NİÇİN YAZIYORUM?

  • Bu benim hayatım... Yaşamak istediğim... Yaratmak istediğim... Baştan aşağı el işi… Detaylarına özen gösterilmiş, hiçbir masraftan kısılmamış… Yaşadığım gibi yazıyor, yazdığım gibi yaşıyorum… Yaşarken anlamak için, anladıklarımı sindirmek ve unutmamak için de yazıyorum… Defterlerim hayat gibi… Bazen karışık, bazen düzenli ve özenli, bazen de baştansavma… Aradığınız cevapları burada bulamayabilirsiniz… Ben cevapları bulmaktan çok ruhuma nefes aldırıyorum… Birbirimizi tanımak zorunda değiliz… Bu da hikayelerimizi paylaşmak için harika bir neden bence… Bu benim dünyam… Ve uğradığınız için mutluyum… ::n::

Bazen Burdayım


Blog powered by TypePad

© 2008-2009 Decaf Latte