Buranın gökyüzüne hastayım… Bulutlar mı çok alçak yoksa bu şehir mi çok yukarlarda daha tam çözemedim… Birbirinden kopamayan sevgili gibiler… Hep birbirlerine dokunuyorlar, ne güzel… Durduğum her kırmızı ışıkta fotoğraf çekicem derken ışık kaç defa yeşilden tekrar kırmızıya döndü biliyor musunuz? Hiç söylemiyim… Arkamdaki arabada elini kolunu sallayan arkadaş bana pek de hoş olmayan şeyler anlatmaya çalışırken; heycanla “İki kelimeliii! Yerliii!!! Kadir İnanır!! Hayır Hayır Ediz Hun!!!” diye bağırmak istiyorum aslında ama dikiz aynasından kısacık bir göz temasıyla bulutları göstermekle yetiniyorum sadece… O da baksın ve azıcık bu sinirini atsın üzerinden istiyorum… O da bana ışığı gösteriyor “hadisene” diye… E, haklı şoför dostu…
Herkesin bakış açısı farklı… Baktığı farklı… Bakıp ta gördüğü zaten farklı…
Neyse…
Sonuçta trafiğin ampullerini boşverin; bulutlar ve gökyüzü şahane burada…
Azıcık güneş girer mi bu ekrandan sizin odaya ki?
Hava güzel de benim havam hiç iyi değil Blog…
Nasıl iyi olsun?
Yarın dişçi randevum var… Kanal tedavi hem de! Keyifsizim… Ve büyük bir olasılıkla yarın çok daha mızmız olacağım… Elim çenemde gezeceğim… Yediğim şekerlere söylenip, “Nutella için değerdi ama” diyeceğim…
Blog Nazarı diye birşey varmış – ben inanmıyorum ama - Blog Duası varsa tutar mı ki?
Gelen yardım maillerini 10 dakika içinde 135 arkadaşa iletirsem acım daha az olur mu peki?
Bugün kontrole gittiğim diş hekimi, yarınki operasyon sırasında Nitrous Oxide (gülme gazı) isteyip istemediğimi sordu… Bir kere istemiştim… Öyle aval aval ağzın açık gülerken 3-5 dolgu yapıyorlar demek isterdim ama olay daha farklı… Gazın verdiği hisle ağzından bütün dişlerini sökseler umursamıyorsun ki korkunç bir duygu bu… Sanırım istemiyorum… Bi dakka istiyorum… Yok yok istemiyorum… Emin değilim…
Of!
Bu konuyu değiştirelim hemen!
:: Saç ::
Kuaför dönüşü utandım yazmaya… Hani pek bir gaza gelmiştim ya {ve gaz Nitrous Oxide değil bu sefer} "Radikal kararlar aldım! Kestiricem! Yapıcam! Edicem! Hayt! Höyt! Tutmayın beni!!" diye…
Ne oldu?
Navida –kuaför kız- “Kesmem ben bu saçı” dedi…
Hoppalaaa…
“Saç benim Navida’cım… Kes, kökü bende… Uzar gülüm, n’olcak?” dedim…
Keseceği modelin 2009 kararlarımdaki öneminden bahsetmedim hiç…
“Pişman olursun” dedi –ki aslında o hissi iyi biliyorum…
Kesmedi… Ben de ısrar etmedim…
Ossun, napalım…
Durum bu...
::n::



valla aferim kuafore, ne iyi etmis de kesmemis cokkk guzel bu sekilde, elletme sakın
Posted by: enhar koç | Dec 24, 2008 at 10:16
Mavi ve Yesil olan herseye bayilirim Nilüfercigim. Denize, Gökyüzüne, Dogaya askim sonsuzdur. Bu resimler harika! Ah Günes nasil da göz kirpmis pamuklarin arasindan sana..
Saclarin sana cok yakisiyor bu sekilde, ama önemli olan senin mutlulugun. Nasil mutlu olucaksan öyle yap.
Sekerlere ve sana Sevgilerimle ;)
Posted by: Evren | Dec 24, 2008 at 10:16
Ohhhh çok şükür :) İyi ki kestirmemişsin bitanesi çünkü sana uzun saç çok yakışıyor!!!
Bu arada dişin acımasın diye ben dualara başladım bile :( Ayyy dişçi deyince şimdi Marmaristeki o pis diş doktoru aklıma geldi nasıl da ağlatmıştı seni üstünden kaç yıl geçti unutamadım hala canım ablam ben hiç kıyamam sana...
Posted by: noni | Dec 24, 2008 at 09:40
sen parmağına ip bağlamayı dene yine bence :)
Posted by: funda | Dec 24, 2008 at 09:40
Nilüfer, kesme ne olur kesme derken iyi yapmışsın foto süper,ben hep uzatmaya çalıştım.
Bulut olayı süper,çocukluğum onları şekilden şekile sokarak geçti,hala çok ama çok severim sadece sorun Ankara'nın bulanık havasında çok gözlemleyemediğim:( Oralarda olup onlara dokunmak isterdim, fotolardan dokunma dürtüm arttı birden.
Diş için kendim bizzat tedaviyi yapan biri olarak ve o nitrözoksiti burada kullanamayn ve ah ah teknoloji niye geç geliyo buralara diyen biri için aman kurtar dişi diyorum, yine ye Nutellayı, onsuz hayat bi hiç:)
Öptüm
Posted by: çağ | Dec 24, 2008 at 09:40
Uzun saçlar her insana bu kadar yakışmaz ama :) İyi olmuş bence de...
Posted by: maviyeyolculuk | Dec 24, 2008 at 09:40
navida çok iyi etmiş kesmemekle, benim kuaförüm hiç acımadan kesti o güzelim saçlarımı ve şimdi nasıl pişmanım kestirdiğime :))
güneş ışınları bu ayaz soğuğunda nasıl ısıttı beni ve oğlumu bilsen...
Posted by: aşk meleği | Dec 24, 2008 at 09:40