Evet Noel tatilindeyiz ama oğlumun doğumgünü bugün… Atlayamam…
Paşa’m bugün tam 11 yaşında…
{Happy Birthday Paş Paş!}
İnsan yılında tam 67 yani…
Acaiptir Paşa… Aileye benim yüzümden katılmıştır ama sevgilimin adamıdır… Ona görev verilmiş gibi beni korur, kollar ama Aşkım'a tapar…
Süper güzel bir sesi vardır… Size bakıp bi havladı mı o an altınıza yaparsınız… Gürler resmen… Ben bayılırım o sese -süper güven verir… Her seferinde içimden “koçum benim, sese bak!” diye severim onu… Babamız iş gezisine gidince evimizin güvencesidir o…
{Ev mi dedim ben? O ne?}
Görev adamıdır… Bir kere ocakta yemeği unutup duşa girmiştim ve gelip bana haber vermişti… Hala unutamam…
Asabiydi gençken ama duruldu son zamanlarda… Hele kızlar iyice çizdiler karizmasını; sürekli tepesindeler… Oyunlarında at, canavar falan yapıyorlar –ki gıkı çıkmıyor oğlumun… {Good Boooy!} Bilir onların daha çocuk olduğunu, izin verir her türlü oyuna alet etmelerine…
Hafif şaklabanlıkları vardır ve o hareketler cüssesine hiç yakışmaz bu karizmatik adamın… Bazen sanki 11 değil 2 yaşında gibidir…
İngilizce anlar, Türkçe'ye bön bön bakar…
Çok komik öksürür… Öksürenin o olduğunu görmezseniz oda da bir adam var zannedersiniz…
Kiloludur… Ayağınıza bastımı ezer… Ezer diyorum size, şaka değil… Umursamaz da acıttığını… Ezer, geçer, yoluna devam eder…
Dominanttır… İlla onun patisi sizin elinizin üzerinde olacak… Sizinki üstte oldu mu kıllanır; noluyoruz diye? Ben pek didişmem bu konuda kendisiyle…
Bu ayı görüntüsünün altında çok nazik bir kalbi vardır… “Kisses” derim burnumu, çenemi yalar… Dokunmakla dokunmamak arasında yaladığını bile hissetmezsiniz… Papatya kız öyle değil mesela; yıkar sizi... Ama Paşa’yla aşk başkadır…
Hafif sirk özlemi vardır içinde… “G’imme five!” derseniz patiyi atar elinize…
Önüne kuki koyup “Wait!” derseniz, bekler… “Okey” diyene kadar da yemez o kukiyi… Ağzının suları aka aka, başını yana eğer, gözü kukide bekler…
Evimize gelen her misafire gururla bu gösterimizi yaparız…
{Ev mi dedim ben gene?!}
Ailesinde –anne tarafında – iki adet şampiyon sertifikalı akrabası var-ki gurur kaynağımız onlar… Bugüne kadar size ne kattı o fiyakalı akrabaları derseniz… Hmmm… 11 yıldır hala düşünüyorum bunu sanırım…
Bebekliğinden beri doktorlardadır… Hormon eksikliği, thyroid, vs… İlaçlarıyla yaşar… Çok güzel yüzer… Şubat ayında buzları ağzıyla kırıp yüzmüşlüğü bile vardır… Amaaaa çok feci bir huyu vardır kiiii… Pihuuuu!…
Datça sularında ne zaman yüzsem, onu da isterim yanımda…
Odayı o an terketmezseniz, zehirlenebilirsiniz…
Eveeeeet… Artık Paşa’yı benden daha iyi tanıyorsunuz…
Şaka bir yana ama köpek sevgisi bambaşkadır... Koşulsuzdur o sevgi… Hep ordadır… Ne zaman seslenseniz gelir… Asla işim çıktı, arıycaktım ama şarjım bitti gibi mazeretleri yoktur… Kalbinizi kırmaz… Arkanızdan konuşmaz… Dedikodu yapmaz… Sizi unutmaz... Bugün gene aynı yemeği koydu önüme demez… Teşekkürü bilir, mutluluğunu gösterir, sizi her görüşü yıllar sonraki ilk kavuşma gibidir… Sevgi ister sadece… Ve sevgisini de gösterir… İnsanların çoğu zaman beceremediği birşey bu… O yüzden “itoğluit” küfürünü hiç sevmem…
Çoğu zaman onların insanlardan daha vefalı, daha duygulu olduğunu düşünüyorum...
Ve susuyorum…
Paşa!
Happy Birthday Dude! We love you!
::n::



Ben tam olarak buralarda kalmışım. Kızlar daha minicikmiş Paşa bile çok daha byümüş şimdi. :) Güzellerin okula başladığını okuyunca bugün seni, kızları, huzurunu ne çok özlediğimi farkettim. Üşenmedim kaldığım yeri buldum okumaya geçte kalsam sizlerle o heyecanı yaşamaya katıldım yeniden. Sağlık sorunlarım, hayat koşturmacalarım, içsel karmaşalarım beni sizlerden alıkoymuş (hatta blog camiasından) ama okumaya seninle başlamak istiyorum. Olur ya seni okur yine çözerim kendimi :) Kocaman sarıldım! Özlendiniz..
Posted by: Şevval Elif SOLMAZ | Aug 25, 2011 at 07:13
Bu blogu nasıl keşfettim bilmiyorum..
Ama geç kalmışım:) Yorum yazmada geçemedim.. Şimdi okumaya devam edeyim:)) Bize de beklerim.. Sevgilerimle..
Posted by: seddosh | Mar 13, 2009 at 03:28
Happy Birthday Pash'ya ne güzel yaaaa yalnız, ben çok kıskandıım :(:(
nermins
Posted by: nermins | Dec 29, 2008 at 11:22
Nilcim senin bu yazıyı, köpeklere hasta olan oğlumu anlamaya çalışarak okudum...Keşke ben de senin gibi hissedebilseydim,böylelikle oğlumla aramda bu kadar sorun yaşamazdım.( Çok korkuyorum köpeklerden ve evde köpek besleyemem ) :))
Posted by: İşitme Kaybı | Dec 27, 2008 at 09:38
Yaa benim bebe,tüm hayvanlardan kuş da dahil korkmakta.. Ne ben korkuttum ne başkası.. Niye böyle anlamıyorum.. Senin kızların bu güzel fotosunu görünce imrendim..
Paaya nice yaşlar diliyorum,içimde ayrı bir saygı uyandı kendisine karsı..:)
Sevgiler
Posted by: sabahnur | Dec 26, 2008 at 21:10
Ay Nilüfercim
bu cok büyük patili, hele o havlamalar benim yüregim hoplatir.
Korka korka yanina pek yaklasmadan "Happy Birthday Pasa" diyim (türkce anlamiyormus ya ) ;)
Posted by: Evren | Dec 26, 2008 at 21:10
Eski buzdolabimizin uzerinde 10 senelik Pash in benimle cekilmis resmi vardi, ilk evinize geldiginde, avuc icinden hallice.. (Ben de ne guzel incecikmisim)
Yeni buzdolabiyla nereye girdi bebek Pasha' nin resmi acaba? 67. yasi kutlu olsun, 100. yu de kutlayin hep beraber. Bizim canavar Jazz 6 Ocak ta 3 olacak. Insan yasi ile 20 ler herhalde..
Hepinizi cooooook ozluyoruz, haber verenzi...
Posted by: NJ de kalan | Dec 26, 2008 at 21:10
Ayyy yerim ben Pashayı yaaa canım benim... Keşke miniklikten kalma da bir fotoğrafını da koysaydın diycem ama şimdi o fotoğraflar kimbilir hangi kolinin içindedir :P Neyse ben senin ev damarına daha fazla basmadan kaçıyım en iyisi :)
Posted by: noni | Dec 26, 2008 at 04:57