Annesinin Bitanesi,
Bugün hiç beklemediğim bir anda kucağıma tırmadın, boynuma sarılıp, yanaklarımdan öptün… Sonra da imza atar gibi;
“Hani arada gel, beni öp diyorsun ya; bu onun içindi…” diye belirttin…
Ahhh! Nasıl güzel bir duygu bu… Nasıl annelere özgü yaşanası bir ödül…
Bu ay daha bir hassas ve duygusalsın sanki…
Laf aramızda ama aslında hiç hoşuma gitmiyor bu yanın… Çok kırılıp, çok üzüleceksin diye korkuyorum Bitanem… Küçük bir örnek hemen –ki daha yeni yaşadık bunu… Arabada artık müzik dinleyemiyoruz mesela… Bernadette Peters’ın Broadway Baby’sini çıkarmak zorundayız hayatımızdan… İstemiyorsun… Duyduğun an ağlamaya başlıyorsun ve “Kapatın, dinlemek istemiyorum… Bu şarkılar bana NJ’yi, evimizi, odamı, arkadaşlarımı hatırlatıyor; çok üzülüyorum, çok özlüyorum” diyorsun…
Senin ağzından çıkan her kelime birer ok gibi saplanıyor içime… Duyduğum her kelime kulaklarımdan girip boğazıma diziliyor, kayalara dönüşüyor… Her kelime, her harf binbir soru oluveriyor “Acaba biz yanlış mı yaptık?” diye…
Hiçbirşey kendini iyi hissetmene yardımcı olmadı o gün… Ne “lollipop yiyelim mi?”, ne “ruj sürelim mi?” tekliflerim… Ağladın uzun uzun… Sen ağladıkça yol bitmedi sanki hiç… Bir radyoya dokunma hamlesi koca bir dramatik senaryo oluverdi arabanın içinde… Sonra bir cesaret “Çok mu özledin eski odanı, NJ'yi?” diye sordum ben – çenemi tutamam ki zaten… “San Francisco çok hayal kırıklığı oldu bana… Böyle olacağını bilseydim, gelmek istemezdim hiç…” dedin…
Allah’ım senin kurduğun bu cümleler normal bir 4,5 yaş çocuğunun kuracağı türden mi – emin değilim… Çünkü sen böyle konuşunca ve ben seni yatıştırmak için sana lollipop, ruj falan teklif edince gerçekten çok salak hissediyorum kendimi…
Birkaç gündür daha iyisin… Ama arabada radyoya, cd’ye dokunmuyoruz kesinlikle… Daha değil…
Bitanem… Hassas Meleğim…
Nice 55. aylar senin olsun…
Daha az hayalkırıklıkları ve daha çok mutluluklarla ama, tamam mı?…
Seni Çok Seven ::annen::



Nekadar hassas ve duygusal diliyorum ileride karşısına çıkacak olan ınsanlarda ve olaylarda daha güçlü en güçlüsü olur çünkü aynı hassasiyeti kızımda yaşamak beni çok üzüyor ve korkutuyor.Tüm isteğim Olabildigince onu güçlü kılmak, kötülüklerden koruyabılmek, heleki buyudukce yanıbasımızda olmazken çocuklar
Posted by: AYŞEN | Dec 22, 2008 at 01:37
Nice nice aylar ve yıllara Selin prenses.
Bahtın ve Tahtın heppp açık olsun.
Sevgilerimle
Posted by: aysen cifci | Dec 16, 2008 at 01:10
Hayatı boyunca bu fotoğrafdaki gibi gülmeleri olsun.Böyle ağzı bir karış açık kahkahalar atarak baksın bu hayata:):)
Posted by: Primarima | Dec 13, 2008 at 09:08
bu olgunluk 55 ay değil sanki yılların olgunluğu gibi. çocuk olmayı unutmadan büyük gibi düşünüyor Selin. ne mutlu...
umarım hayatı da aynı olgunlukla karşılar ve karşısında beliren sorunlara fotoğraftaki gibi saçlarını savurarak güler geçer...
mutlu kalın...
Posted by: duygu | Dec 13, 2008 at 01:59
Hiç kalbi kırılmasa, üzülmese, hayal kırıklığı olmasa hayatında bu tatlı meleğin.
Posted by: anneböcük | Dec 12, 2008 at 07:47
Kızlar daha hassas galiba...Ve evet boylarından büyük cümleler kuruyorlarmış gibi görünseler de, aslında ruhları bizden daha büyük...Nice 55' lere...Sevgiler...
Posted by: maviyeyolculuk | Dec 12, 2008 at 06:51
Bu yasta bu kadar olgunluk, duygusallik insani sasirtiyor, Selin'inin bu olgunu cok begeniyorum acikca, sasirtmiyor ve etkilemiyor degil davranislari ile beni.Gelipte sana opucuk verebilecek kadar dusunceli,degisimleri hissedebilecek kadar hassas bir seker..
Fotograflari harika bu arada, ve ben de tum ictenligimle ona daha az hayal kirikligi, daha cok mutluluklar diliyorum, tabii fistigim Derin'e de ..;)
Posted by: Merail | Dec 12, 2008 at 03:24
Daha az hayal kırıklıkları ve daha çok mutluluklarla.. Hep.. Hem Selin için, hem Derin için..
Gün gelip benim de çocuğum olduğunda böyle mektupları olmalı. Bunlar çok mükemmel birer anı Nilüfer..
Posted by: Nazo | Dec 12, 2008 at 02:32
Canım benim selin nekadar tatlı bi kızsın sen öyle...akıllı...bu yaşına rağmen çok olgun düşünen bi kız...kızının böyle duygusal anlarında böyle zor durumlarda kaldığın zamanlar oluyor hayatında...işin zormu deseem bilmem kiii...amaaa yok yookk nilüfer annenin işi zor da olsa talı zor bu...hepinize sevgiler:)
Posted by: şeyda | Dec 12, 2008 at 01:13
Nilüfer, boğazım düğümlendi okurken.Ne kadar kırılgan ve hassaslar,of of.Değişimi biz büyükler zor kabul ediyoruz onlar ne yapsın, ama evinize taşındığınız an bitecek bu karamsarlığı Selin'in,biraz zaman.Öptüm yanaklarından
Posted by: Çağ | Dec 12, 2008 at 00:40