Birinci hikayem fotoğraftaki şu {mutfak önlüğü} hakkında…
İkinci; {çiçekler}… Üçüncü de; {parmağımdaki yüzük}…
İzninizle başlıyorum!
Önlüğü takarken Selin görüyor…
- Aa o ne annecim?
- Bak Selincim, bunu anneannen benim kadarken dikmiş biliyor musun?
- Yaaa… deyip dikişten anlarmış gibi önlüğün önünü, arkasını kontrol ediyor…
Ve ekliyor;
- Ama bu sanki bir mağazadan alınmış gibi…
Ben zaten neyi ne kadar doğru anımsadığımdan bir miktar şüpheli;
- Yok bebeğim bu anneannenin el emeği, bugün ben kullanıyorum, yarın sen, sonra Derin falan diyorum…
Takmış durumdayım; anneannen dikti mevzusuna… O mutfak önlüğü mutlaka aile yadigarı falan olsun istiyorum… Bayılıyorum bu tür ailede ondan, bundan yadigar devr-i daim objelere, nesnelere… Bu mutfak önlüğü de bizim hikayemiz olsun…
- Yok, yok bunu mağazadan almış anane diyor kararlı…
- Tamam şekerim, sen takmazsın o zaman…
Anneme soruyorum ilk görüşmede… Yok öyle dikiş olayı falan diyor… Çeyizindeymiş {ııııyyy! Çeyiz – hiç sevmem; kelimeyi de, içeriğini de} ve o da bana hediye etmiş…
Gene de seviyorum o retro/vintage havasındaki önlüğümü… Annem dikmiş gibi geliyor hala… Ben hep böyle düşüneceğim – kim ne derse desin…
- The End -
Bu birinci hikayemdi…
2. Hikayem aslında gerçek bir {yurdum insanı} olayı…
E-maillerde okuduğumuz o gerçekten varolan yurdum insanlarından biriyle tanıştım geçenlerde şahsen; mutluyum… Ve ne zaman vazoma taze çiçekler koysam; onu anacağım…
Birkaç ay evvel bana o mutfak önlüğünü diken anneanneye(!) ve babanneye birer çiçek yollamak istedik… Öylesine içimizden geldi… İnternetten bir çiçekçi bulduk, İstanbul’da… Çoğu Türk sitesinde olduğu gibi siparişimi internetten veremedim; sorun, problem, hata vs.… Telefonla aradım… Sistemleri bozuktu… Kredi kartı, o, bu olmadı…
Çiçekçi illa siparişimi soruyor…
Ben;
- Olmaz böyle ödemeden veremem diyorum…
- Olur hanfendi...
- Ayyy parasını ödemeden istemem, rahat edemem…
- Olsun hanfendi, buralara tatile gelince ödersiniz, verin hadi...!!!
Siparişimi verdim ben de dünyanın en zengin ve bu işi sırf hobi olsun diye yapan çiçekçisine… Bir de telefonumu… Sistem tamir olunca arayın lütfen, ödemeyi yapayım dedim…
Hala arayacak…
Vazoya her çiçek koyuşumda o çiçekçi aklımda… J İyi kalpli yurdum insanı…
Bu postumu okursan; telefonunu bekliyorum hala!
- The End -
3. ve son hikayem de parmağımdaki yüzüğün hikayesi…
Biraz görgüsüzce bir hikaye kusura bakmayın…
Şunu aldım, bunu aldım teşhirciliğini sevmiyorum ama bu yüzükleri sadece kendime saklasam size ayıp olur…
Benim çok tatlı, çok eski bir dostum var; Evihan – bahsettim daha önceleri de!
Yüzük bekliyorum kendisinden… Paketim bir türlü gelmiyor günlerce, haftalarca… İçim acıyor; ya kaybolduysa diye… Umudum “lütfen takıdan anlayan biri bulsun o paketi ve mutlu olsun”a dönüyor içimde…
Postaneye gidiyorum haftasonu; bir iki zarf yollamam gerek... Bir ihtimal soruyorum { paketim kayıp! ne iş? } diye… Bu mu? diyor postanedeki hatun!
Billur tuz gibi seviniyorum, seviniyorum, seviniyorum…
-The End-
Bu da kısa ve öylesine görgüsüzlük örneği, mutlu bir hikayeydi…
Hikayeler bir yana Kristin’in dükkanına gitmenizi tavsiye ederim; yok böyle bir mekan…
Yüzüğümün diğer süper kardeşleri burada…
Ayy yok ben takamam, o çok büyük, ağır diye ağlanırsanız o zaman bunlara da bi bakın derim…
Hadi bakalım şimdi ne diyeceksiniz?
Deyin, deyin!
Eminim ona da bir opsiyon bulurum ben! J He! He!
Sevgimle…
::n::






Üç hikayeye de bayıldım.Harikasın:))
Posted by: Enerji ve Huzur | Apr 15, 2009 at 14:21
Ben bayıldım ilk hikayenize, çok güldüm, çocuk deyip geçmemek lazım her seferinde bize bunu kanıtlıyorlar.
Posted by: cocuklacocuk | Apr 15, 2009 at 05:08
Onlugu gorur gormez dedim, kesin vintage'dir diye..bende cok eski 100 seneligin ustunde ukrayna kanavice motifli gomlek ve onun ceketi var :)
Boyle iyi insanlarin halen var oldugunu bilmek ne kadar mutlu edici.
Ve yuzuk harika..Severim buyuk yuzukleri ama takma konusunda kotuyum, hep unuturum bi yerlerde.:)
Opuyorum sizi
Posted by: merail | Apr 15, 2009 at 04:22
Senin hikayelerini okumayı çok seviyorum ben. Hepsi sıcak, kalbe dokunan ve esprili...İyi ki varsın...
Posted by: maviyeyolculuk | Apr 15, 2009 at 04:03
Nihayetttt...o kadar onemliydi ki tee oralara varmis olmasi bu paketin...ben dahil kac kisi merak ediyordu bu zarfin eline ulasip ulasmayacagini biliyormusun:-))...web den satisimi daha gonul rahatligi ile yuryrluge koyuyorum:-)...mayista bitmis olur umarim:-)...parmagina da cok yakismis...gule gule kullan:-)
optum,
kris
Posted by: kris | Apr 15, 2009 at 03:57