
Ablayı okula bırakıyoruz… Alışveriş yapmam gerek… Süt, ekmek, vesaire…
-Derinciğim markette duralım mı?
-Sıkıcı ovası…
Uğraşacak gücüm olmadığı için durmuyorum markette…
1-0, Derin kazanıyor…
Eve geliyoruz…
-Sıkıldım ben…
- Resim yapalım mı?
- Sıkıcı…
- Ama boyayla, ellerimizle…
- Hala sıkıcı…
- Cupcake yapalım?
- Sıkıcı… Hem abla yokken olmaz… {Hayırdır?}
- Felt yapalım… Suyla hem de…
-Ha? O ne?
He… He… 1-1!!! Anne kazanıyor bu sefer…
Dünya kadar işim var ama felt yapıyoruz… Her yer su oluyor… Islak yumurtalar yapıyoruz… Müzik açık, gök gürlüyor, ortam şahane…
On dakika sonra Derin iç çekiyor…
- Sıkıldım ben…
Şeytan başka şeyler fısıldıyor kulağıma ama dinlemiyorum…
- Sen birşey öner o zaman Derinciğim?
- Saklanbaç oynayalım… Sen saklan…
Saklanıyorum…
Hemen bulunca tepesi atıyor…
Bir daha sayıyor, bir daha saklanıyorum… Dolaba giriyorum…
Bu sefer de bulamıyor diye “Sıkıldım ben!!!” çığlıklarıyla ağlıyor…
Derin 8-1 falan mağlup ediyor beni…
Başım çatlıyor…
Çay yapıyorum…
Gök gürlüyor…
Camdan yağmura bakıyorum…
Okuldaki Selin’imi düşünüyorum… Duydu mu gökgürültüsünü acaba diye…
Enerjim bitik… Ama gün bitmiyor…
- Sıkıldım diyorum Derin’e…