Dün gece çok özel bir workshopa davet edildim… Biraz son dakikaydı ama çok sevdiğim birinin, Connie G. Stuart’ın sunduğu bir dersti… İçinde tuval olan, harita olan, kalp olan bir ders…
Kalp ve harita olan herşey ilgimi çektiği için, ne yapıp edip gitmek zorundaydım… Kalbini bir çok yerde bırakmış biri olarak…
Güzeldi…
Tuval her zaman tedavi ediyor beni…
Kalbimi, ruhumu, beynimi…
Gerçekten…
Derste sadece o kalbe, kalbime, tuvale odaklandım… Terapi gibiydi…
Kuş kafalarından bir süre ayrı kalmak ve başka yöne bakmak düşüncelerimi, bakış açımı tazeliyor. Ne kadar severek yapsam da o kısa özlem iyi geliyor bana… Sanırım miktarı doğru ayarlanırsa herşey için geçerli bu durum.
Dersten sonra daha iyi bir insana dönüştüğümü biliyordum…
Eve geldiğimde daha iyi bir anne, daha iyi bir eştim…
Bugün daha bir mutlu uyandım.
Ruhum daha hafifti ve kalbimdeki bütün kırıklıkları ve özlemleri bir tuval üzerinde toplayıp kendimi iyileştirmiştim. İnsan kendi kendinin doktoru olmalı dedikleri bu mu yoksa?
Beni tanıyorsunuz artık…
Özlemlerimi biliyorsunuz… Bu kalp tuval o özlemlerime itafendi… Evde çok güzel bir İstanbul köşesi yaptım, tuvalimi bu haftasonu oraya asacağım…
İstanbul’da iseniz, lütfen o büyülü şehri benim için de yaşayın…
Dersin sonunda bir çekiliş yapıldı ve çok güzel bir ödül kazandım…
Zarfın üzerinde “Lucky You!” yazıyordu ve biliyordum bu şansımı…
Kalp ve harita ne kadar beni alıp götürse de hediyem bir cümle ile beni kendime getirdi!
Ne şanslıyım ki; ara ara oranın gökyüzünü, kokusunu bana gönderen çok özel sevdiklerim var İstanbul’da… Hepsine diyorum ki; Kalbimdesiniz…
O haritanın tam içinde…
Sevgimle…
Nilüfer






kalbinin haritasını vermişsin,haritaya göre nefis yön bulurum..:))))))))))))))))))))))))))))))
Posted by: nihan | Jan 31, 2011 at 14:23
Canım ablammm senin de bu güzel yazın benim ruhumu tazeledi, sen de benim kalbimin en özel yerindesin ama bunu söylememe bile gerek yok di mi :) seni çok seviyorum bitanem!
Posted by: nonim | Jan 30, 2011 at 12:23
Bayıldım yazınıza.. hele ki bu aralar sıkça çelişkiye düştüğüm çocuk aşkı & özgürlük isteği-den bunalmış ve kararmışken ilaç gibi geldi kısaca. Kendinize dair yazdıklarınız da harika.. ve gene ne ilginçtir ki bugün yıllardan sonra ilk kez tek başıma vapura bindim (bağımsız bir saat sağlamak maksadıyla). Vapurun üst katına çıktım, dışarıya.. soğuktu ama enfesti gene İstanbul.. ve içimden ne mısralar döküldü o sırada, kendimi şair sandım hatta.. ne yazık ki kalemim de yoktu ve tel. özürlüyüm de not edemedim.. neyse çok uzattım.. sevgiler.
Posted by: Deli Anne | Jan 29, 2011 at 08:14
Yazdıklarınızı okuduktan sonra, sizi sessizce takip ederken, bugün yazmak geldi içimden.
Özlemi bu kadar güzel anlatan birini okumanın ne kadar doğru bir seçim olduğunu bir kez daha
anladım. Uzaklıklar insana hep
yarım kalmış tarafları olduğunu hissettirir, bilirim... Sanki o
özlemleriyle buluştuğunda tamamlanır, bütünlenir insan. Aslında o özlemler bizleri büyütür, geliştirir, ruhunu güzelleştirir.
Öyle ya özlemleriniz olmasa ruhunuzu besleyebilir miydiniz, bu kadar güzel anlatabilir miydiniz duygularınızı?
Ellerinize, yüreğinize sağlık.
Feray
Posted by: Feray | Jan 29, 2011 at 03:42
sevdiğin insanlar nekadar şanslı:)
Posted by: AYŞEN | Jan 28, 2011 at 20:42
:)seni tanımak ve hayatımda olman da benim şansım ...bende senin yazılarınla ..fotoğraflarınla tazeleniyoruum ...arınıyoruum hayatımdaki her içimi acıtann şeydenn....biliyorsuun kalbimde+sin.....
Posted by: aynur | Jan 28, 2011 at 15:12
ah ne güzel mutlu olman nasıl da yansıyor buraya Nilüfer ablacığım ve harika gözüküyor harita ve yansıttıkları :))ah o istanbul var ya hayat hayat diyorum ben de uzaklardan sevgiler ablacığım :)) kolay gelsin
Posted by: burcu | Jan 28, 2011 at 14:23
Kalbinin hartası kalbimde çizili...İyi ki varsın güzel arkadaşım.Sevgiler:)
Posted by: Enerji ve Huzur | Jan 28, 2011 at 13:49