Arkadaşlar, benim bu bloga nasıl başladığımı hatırlıyor musunuz? Papatya kızım hastanedeydi hani ve uykularım kaçmış, bir fincan decaf latte ile bilgisayarın başına oturmuştum… Düşüncelerimi dağıtmak için hani…
Bu gece gene aynı sebeple buradayım - malesef…
Papatya kızım gene hastanede… Yarın büyük bir ameliyat atlatacak…
Bacağında bir tümör meselesi…
Çok detay verip aklınıza korkunç bir görsel yerleştirmek istemiyorum çünkü bugün kötü bir halde buldum kendisini ve gece acile yetiştirmem gerekti.
Kutup ayım benim… Ruhu hepimizden genç oysa…
Demin doktorla konuştum; uyuyordu… Yarın uzun bir gün olacak… Ve bu gece hiç bitmeyecek büyük bir olasılıkla.
Kızlar çok tatlıydı bu akşam. Pek kolay, pek anlayışlı…
“Güzel şeyler düşün annecim!” dedi Derin…
“Mesela şimdi Honey sahilde koşuyormuş babamla” dedi…
Gökkuşağı vaaaamış! Deniz vaaaamış! Bir de kelebekler ve babam vaaaamış!”
Velhasıl; ben bu filmi görmüştüm duyguları ile uzun bir gece daha beni beklemekte gibi…
Aklmda bir sahil...
Sahilde Honey...
Bir de kelebekler ve sevgili...





