Biz bahçeye yasemin ekeduralım iki gün evvel eve geldiğimde feci bir kokuyla sarsıldım. Hemen her yeri açtım, havalandırmak için... Öyle bir iz sürme haline girdim ki; Selin “annecim, şu an Paşa gibi gözüküyorsun!” dedi… Kokunun geldiği alanı buldum ama durumu ispat edebileceğim bir delil yok.
Adım gibi biliyorum ki çatıda bir yerde bir kuyruklu mefta… Mouse in my House! İiiiiyk!
Terminix’den birini çağırdık. Bulamadı… Beceremedi… Sincap hatta rakun bile olabilir dedi… Neyseki kızlar okuldaydı da duymadı. Adam evin etrafında bakınırken Paşa adamın {nedense} elini kapmaya niyetlendi. Hoppalaaa!
Vardır bir bildiği onun… Bir gıcık olma sebebi...
Kokunun geldiği yeri bulamadan "yok burda fare falan" deyip, öylece gitti adam…
Vardır bir bildiği Paşa'nın demiştim…
Koku o kadar feci ki; sürekli bir temizlik yapma moduna girdim…
Bahar temizliği daha çok… Kızlara olmayan kıyafetleri torbaladım ve okulda haftasonu düzenlenecek satış yerine götürdüm. Küçülen giysiler, bisikletler, oyuncaklar… Bütün okul el birliği… Herkes birşeylerini satıyor! Ruhumuz hariç! {Bu kokular arasında böyle gereksiz bir espiri yapma gereği! Olacak o kadar tabii! }
Gelen para Japonya’ya gönderilecek… Kaç kişinin yarasını sarar bilinmez ama gene de buradan oraya uzanan bir el, bir çok kalp…
Koku!
Evde yakmadık mum kalmadı.
Dead Mouse in my House!
Kurt adam olup bulucam o kokunun çıkış noktasını ama bulmak ta istemiyorum ki!
Offf ve de pööf arkadaşlar yaaa!
Mis gibi bir haftasonu olsun hepimize! Mis! Mis!!!





