Yoğun bir haftanın ardından yavaş bir gündü… Çok yavaş hem de… Güneşli… Biraz içerde, biraz bahçede… Çiçekli, topraklı… Lavanta kokulu… Daha çok Pazar tadında… Ama Pazar’ın güne kattığı hüzün yoktu ya daha güzeldi sanki…
Papatya vet’e kontrole gitti… Güzel kapanıyormuş dikişleri… Kızların babalarıyla dans provaları vardı. Ben gitmedim izlemeye… Provada bile ağlıyorum izlerken; çok yıpratıcı oluyor. Onlar yokken saksı kadar bahçedeki çiçekleri temizledim… Lavantaları, portakalı, yaseminleri ve yegane gülümüzü vitaminledim… Biz bu yaz TR’ye gitmeden açacak mı acaba?
Sonra böyle çiçekli, lavantalı yavaş günde, hazır kızlar da yokken bir dolu iş yapmak istedim… Evet! Bir dolu iş!!! Ama yavaş günüme yakışmaz diye hemen vazgeçtim… Bahçede çok mu eğilip kalktım, yoruldum mu ne deyip, çay yaptım kendime… Oturdum… Canım arkadaşım Selin’in taaaa İstanbul’dan yolladığı kitabı aldım… Nasıl iş yapabilirdim ki bu kitap beni beklerken?
Gelen kitabın ismini gördünüz mü?
Lavender!
WOOW!
Aslında iş yapacaktım… Niyetliydim!!!
Amaaa… amaaaa…
Büyülü, tuhaf bir gündü; iş yapmak yakışmazdı…






çiçek bahçe toprak zaten insanı yeteri kadar dinlendirir birde lavanta of of ne güzel geçmiş sevgiler güzel haftalar Nilycim :)
Posted by: burcu | Apr 17, 2011 at 14:38
Oyyy kitap tam senlik ablammm :)
Posted by: nonim | Apr 17, 2011 at 12:47
İş hep var boşver:)kitap çok güzel bakıyor.En iyisimi çayla birlikte bu kitaba bakmak:)
Posted by: AYŞEN | Apr 17, 2011 at 01:52