Siz bana bakmayın... Kafamın tası atık sadece...
Haftasonuna gene veteriner ziyaretiyle başladık.
Paşa’m… 110 küsür yaşındaki oğlum… Acısı yok ama yürümek bile ızdırap ona…
Hayatımda hep olsun istiyorum, hep… Nasıl olacak bu?
Sırf bu da değil haftasonuma katkısı olan durumlar…
Büyük insan, koca kadın olmak hiç zevkli değilmiş bazen…
Herşeyle yüzleşmek zorunda kalmak… Duymak; istemesen de...
Herşeye, herkese ayrı üzülmek… Bir de belli etmemek...
Ama bazen de güzel büyümek; koca kadın olmak…
Sevgiline eş, çocuklarına anne olmak…
Sana ait bir mutfağının olması, yuvanı sıcak tutmak…
Kararlar vermek, uygulamak...
Gerçek bir evcilik! Ama oyun değil! Gerçek…
Bazen büyümenin, çocuk olmaktan tek farkı; taşı doğru zamanda bağrına basmayı, elini de gereken yerde vicdanına koymayı bilmek sanırım…
Bunu becerebilmek…






evet tam da gerçek bir evcilik.. bazen kafanın tası kendiliğinden fırlayıp gidiyor işte.. geçici bir durum.. 3.çocuğunuza şifalar dilerim..
Posted by: neriman | Jan 25, 2012 at 11:25
Hayat diyebiliyorum bende sadece..
Kayiplariyla, kazanclariyla.Gercek olan hergun omur takviminden bir yaprak azaltiyoruz.
Posted by: semra | Jan 25, 2012 at 02:26
gerçek bir evcilik..ne güzel ,ne sevimli tanımlamışsınız:))
Posted by: my little world | Jan 24, 2012 at 04:49
Üzülmenin değil, belli etmemenin daha çok koyması. Sahnede ne kadar oynansa da perde arkasına geçer geçmez sarılıp ağlanıp iç dökülecek ve teselli eden, güven veren bir kucak aranması: "Herşey düzelecek, çocuklar çok üzülecek ama bir basamak daha olgunlaşacak. Paşa yaşamak istediği kadar yaşadı, hem de sayenizde çok mutlu yaşadı. Artık bu güzelliklere doyduğu için buradan ayrılmak istiyor. Belki kendi yerini, sevginizi tatmasını istediği bir şanslı miniğe bırakmak istiyor." diyen.
Ayrılmak çok zor ama hayat kavuşmalar-ayılmalar üzerine kurulu işte. Hiçbir şey sonsuza uzanmıyor ve her şey bizim değişip gelişmemiz için sırayla olageliyor, önüne geçmek mümkün değil. Karşısında direnmek seçenek değil.
Ve çocuksuz biri olarak ahkam kesmek istemem ama, kendinizi bu kadar sıkmayın, çocuklarınıza sarılın, birlikte ağlayın, paylaşın, bu hayata paylaşmak için geldik, öyle olmasa çoğalma yetimiz olmazdı-yalnız yaşardık, değil mi?... Gülmek de ağlamak da bizim için.
Sevgiler, Sevi
Posted by: Sevi | Jan 24, 2012 at 00:08
bir vet. hek. olarak ne diyebilirdim ki? Teselli mi etmeli? Görev gereği. Bazen hekim de olsan gelmiyor ki içinden teselliler. Üstelik hem hekim hem eş hem anne yani koca kadın isen? Bazen sadece tek kelime belki:Hayat.... Ve en güzel gün herşeye rağmen birlikte olduğun, sevdiklerine dokunabildiğin gün ...
Posted by: gulsum | Jan 23, 2012 at 15:32